Akşam, ödev masası. Matematik probleminin yarısındasınız. Silgi kâğıdı yırtıyor, kalem masaya düşüyor ve çocuğunuz birden söylüyor: “Ben aptalım zaten!” Çoğu anne babanın ağzından o anda neredeyse kendiliğinden bir cümle çıkar: “Hayır, sen çok zekisin!”
Bu cevap sevgiden gelir. Yine de o ilk cümle, çocuğun gerçekte ne anlatmaya çalıştığını kaçırabilir. Bu yazı, “Ben aptalım” cümlesinin ardından neler söyleyebileceğinize, hangi tepkilerin işe yaramayabileceğine ve ne zaman bir uzmanla konuşmanın iyi geleceğine odaklanıyor.
Bu cümle aslında ne anlatıyor?
“Ben aptalım” cümlesi çoğu zaman bir bilgi değil, bir duygu taşır. Çocuk zorlanmıştır, utanmıştır, yorulmuştur ya da hata yapmaktan korkmuştur. O anki yoğun duyguyu kendisi hakkında genel bir yargıya dönüştürebilir: “Bunu yapamıyorum” düşüncesi, “Ben yetersizim” düşüncesine dönüşür.
Ara sıra, zor bir anda söylenen böyle bir cümle çoğu zaman tek başına bir sorun işareti değildir. Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), “Hiçbir şeyi doğru yapamıyorum” gibi kendini eleştiren sözleri, çocuklarda düşük öz saygının olası işaretleri arasında sayıyor. Ama aynı listede denemeden vazgeçmek, arkadaşlardan uzaklaşmak ya da ruh hâlinde belirgin değişiklikler gibi başka işaretler de var. Tek bir cümleye değil, zaman içindeki tabloya bakmak gerekir.

“Hayır, sen çok zekisin!” neden yetmeyebilir?
Hemen itiraz ettiğinizde ortada tartışılacak bir cümle kalır: Çocuk “Aptalım” der, siz “Değilsin” dersiniz. Bu sırada çocuğun zorlandığı, belki de utandığı görülmeden geçer. Çocuk da çoğu zaman ikna olmaz; o an kendini öyle hissediyordur.
Aynı araştırma ekibinin çalışmaları, iyi niyetli abartılı övgünün de beklenenin tersine işleyebileceğini düşündürüyor. Hollanda’da yürütülen bir dizi çalışmada yetişkinlerin, kendine güveni düşük çocuklara daha çok abartılı övgü (“İnanılmaz güzel olmuş!” gibi) verdiği görüldü. Bir deneyde ise abartılı övgü alan, kendine güveni düşük çocuklar ardından daha kolay görevi seçme eğilimindeydi. Araştırmacılar, bu övgünün çocuğa “hep çok yüksek bir çıtayı tutturmalısın” mesajı verebileceğini düşünüyor.
Aynı ekibin 7–11 yaş arası 120 çocuk ve ebeveyniyle yaptığı izlem çalışmasında, ebeveynlerin abartılı övgüsü çocukların sonraki öz saygısının daha düşük olmasıyla ilişkili bulundu. Abartısız, ölçülü övgüde böyle bir ilişki görülmedi. Bu bulgular övgünün zararlı olduğunu söylemiyor; övgünün gerçekçi ve somut olmasının önemine işaret ediyor.

İlk cümle: Önce duyguyu görün
AAP, çocuğun öz saygısını desteklemek için onu yargılamadan dinlemeyi ve duygularını kabul etmeyi öneriyor. “Ben aptalım” anında bunun karşılığı, cümleyle tartışmadan önce duyguya bir ad vermektir. Kısa ve sakin bir cümle yeterlidir:
- ✗ “Hayır, sen çok zekisin!”
✓ Bunun yerine: “Bu soru seni çok yordu.” - ✗ “Saçmalama, aptal falan değilsin.”
✓ Bunun yerine: “Zorlanınca insan böyle hissedebilir.” - ✗ “Bak, kardeşin hemen çözdü.”
✓ Bunun yerine: “Nerede takıldın? Birlikte bakalım mı?”
Duyguyu adlandırmak, çocuğun söylediğini onaylamak anlamına gelmez. “Bu soru seni çok yordu” demek, “Evet, aptalsın” demek değildir; çocuğa, yaşadığı zorluğun görüldüğünü söyler. Biraz sakinleştiğinde düşüncenin kendisine birlikte bakmak daha kolay olur.
Sonra: Hatayı öğrenmenin bir parçası yapın
AAP, çocuklara hataların öğrenmenin olağan bir parçası olduğunu anlatmayı ve yalnızca sonucu değil, gösterdikleri çabayı ve küçük ilerlemeleri de fark etmeyi öneriyor. O anda ve sonrasında şu adımlar yol gösterebilir:
- Duyguyu adlandırın. “Çok bunaldın, görüyorum.” Önce kısa bir mola da verebilirsiniz; bir bardak su, birkaç dakika ara.
- Etiketi durumdan ayırın. “Şu an zorlanıyorsun. Zorlanmak, öğrenmenin parçası.” Böylece “Ben aptalım” genellemesi yerine somut bir zorluktan söz edersiniz: bu soru, bu konu, bu akşam.
- Küçük bir adım seçin. “İlk satırı birlikte okuyalım mı?” Başarılabilir küçük bir adım, çocuğa yeniden deneme fırsatı verir. Sonra gördüğünüzü somut olarak söyleyin: “Bu kez işlemi kendin kurdun.”
- Kendi hatanızı sesli onarın. AAP, ebeveynlerin kendi hatalarından açıkça söz etmesini ve bunların üstesinden nasıl geldiklerini göstermesini öneriyor. “Yemeği yaktım. Ateşi kısıp yeniden deneyeceğim” gibi gündelik bir cümle, hatanın bir son olmadığını gösterir.

Kendinize nasıl konuştuğunuz da çocuğun duyduğu dilin bir parçasıdır. Bu konuda kendinize sert konuştuğunuzda iç sesi fark etmek ve mükemmeliyetçilik ve erteleme üzerine yazdıklarımız size de iyi gelebilir.
Ne zaman bir uzmanla konuşmak iyi gelir?
Öz saygının desteklenmesi zaman alır; AAP, bunun aylar, hatta yıllar süren bir süreç olduğunu hatırlatıyor. Şu durumlarda çocuğunuzun doktoruyla, okulun rehberlik servisiyle ya da çocuk ve ergenlerle çalışan bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşmak iyi gelebilir:
- Kendini eleştiren sözler haftalardır sık ve pek çok konuda tekrarlanıyorsa,
- Çocuğunuz denemeden vazgeçiyor, ilk zorlukta bırakıyor ya da arkadaşlarından uzaklaşıyorsa,
- Keyfinde, okula isteğinde ya da notlarında belirgin bir değişiklik görüyorsanız,
- Çabalarınıza rağmen bir süredir hiçbir şey değişmiyor gibi görünüyorsa.
Çocuğunuz kendine zarar vermekten ya da yaşamak istemediğinden söz ediyorsa beklemeyin; aynı gün bir sağlık profesyoneline başvurun, acil bir durumda acil yardım numarasını arayın.
Çocuğunuzla ilgili bir değerlendirme ya da destek düşünüyorsanız, çocuk ve ergen danışmanlığı sayfasında süreç hakkında bilgi bulabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Çocuğumu hiç övmemeli miyim?
Hayır. Bu çalışmalar övgünün kendisinden değil, abartılı övgüden söz ediyor. Gerçekçi ve somut övgü, yani gördüğünüz çabayı ya da ilerlemeyi adıyla söylemek (“Takılınca yeniden denedin”) çocuğa neyin işe yaradığını gösterir.
Ya gerçekten bir derste çok zorlanıyorsa?
O zaman “Ben aptalım” cümlesi, ele alınması gereken somut bir zorluğun işareti olabilir. Öğretmeniyle konuşmak ve zorlanmanın nerede başladığını birlikte anlamaya çalışmak iyi bir başlangıçtır. Zorlanma uzun süredir devam ediyorsa okulun rehberlik servisinden ya da çocuğunuzun doktorundan destek isteyebilirsiniz.
Bu cümleyi her gün söylüyorsa ne yapmalıyım?
Sık tekrarlanan, farklı konulara yayılan ve günlük hayatı etkileyen bir öz eleştiri, bir uzmanla konuşmayı düşünmek için iyi bir nedendir. Bu arada çocuğunuzu yargılamadan dinlemeye, duygularını kabul etmeye ve ona koşulsuz sevginizi söylemeye devam edin.
Kaynaklar
- Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), HealthyChildren.org: Signs of Low Self-Esteem in Children & Teens (son güncelleme 27.10.2022).
- Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), HealthyChildren.org: Building Blocks for Healthy Self Esteem in Kids (son güncelleme 24.07.2024).
- Brummelman E. ve ark. (2014). “That’s not just beautiful—that’s incredibly beautiful!”: The adverse impact of inflated praise on children with low self-esteem. Psychological Science, 25(3), 728–735. PubMed
- Brummelman E. ve ark. (2017). When parents’ praise inflates, children’s self-esteem deflates. Child Development, 88(6), 1799–1809. PubMed
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; bir uzman değerlendirmesinin yerini tutmaz.
Birlikte konuşabiliriz.
İhtiyacınızı ve görüşme sürecini konuşmak için 30 dakikalık ücretsiz ön görüşmeyle başlayabilirsiniz.
Ücretsiz ön görüşme


