← Yazılara dön

Çocuğunuz “Sıkıldım!” dediğinde: Her boşluğu doldurmak zorunda değilsiniz

Çocuğunuz “Sıkıldım!” dediğinde: Her boşluğu doldurmak zorunda değilsiniz konulu çizim

Yağmurlu bir hafta sonu öğleden sonrası. Oyuncaklar ortada, dışarı çıkılamıyor ve o cümle üçüncü kez geliyor: “Sıkıldım!” Çoğu ebeveyn bu cümleyi bir görev gibi duyar: hemen yeni bir etkinlik bulmak, bir oyun önermek ya da tableti uzatmak. Oysa her boşluğu sizin doldurmanız gerekmez. Biraz sıkılmak, çocuğun kendi oyununu bulmasına kapı aralayabilir.

Sıkılmak bir boşluk değil, bir başlangıç olabilir

Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), ebeveynlere yönelik oyun rehberinde serbest oyuna yer açmayı öneriyor ve “biraz sıkılmanın yaratıcılığa yer açtığını” hatırlatıyor. Aynı kurumun 2018 tarihli klinik raporu, oyunun çocuğun sosyal-duygusal, bilişsel ve dil becerilerini desteklediğini; plan yapma, dikkatini toplama ve kendini düzenleme gibi becerilerin gelişiminde önemli bir rol oynadığını anlatıyor. AAP’nin ebeveyn rehberi, oyunun çocukların stresle başa çıkmasına da yardımcı olduğunu belirtiyor. Aynı rehber, sıkı aile ve okul programlarının, oyun için daha az güvenli alanın ve artan medya kullanımının serbest oyun zamanını daralttığına dikkat çekiyor.

Yani “Sıkıldım!” çoğu zaman bir acil durum değil, bir geçiş anıdır. İlk birkaç dakika huzursuz geçebilir; çocuk söylenir, odada dolaşır, eşyaları kurcalar. Bu aşamaya biraz alan tanındığında birçok çocuk bir kutuyu araba, bir battaniyeyi çadır, bir kâğıdı harita yapmaya başlar.

Sıkıntının ilk dakikaları: huzursuz “Sıkıldım!”, etrafı kurcalayarak bekleme ve bloklarla kendi oyununu kurma aşamalarında bir çocuk.
Şikâyetten kendi oyununa: aradaki bekleme süresi çocuğa aittir.

Ekranı hemen uzatmak neden ilk seçenek olmasın?

Ekranlar zaman zaman gerçekten işe yarar ve bu yazı bir suçluluk listesi değil. Ancak AAP’nin küçük çocuklar için ekran rehberi, çocuk her üzüldüğünde ya da sıkıldığında onu bir cihazla oyalamamaya çalışmayı öneriyor. Sıkıntı her seferinde dışarıdan bir uyaranla kapatıldığında, çocuk bu duyguyla birkaç dakika kalmayı ve kendi çözümünü bulmayı deneme fırsatını kaçırabilir.

Benzer bir durum, her “sıkıldım” cümlesine yeni bir etkinlik önermek için de geçerli. Niyetiniz iyi olsa da sürekli öneri sunmak, sorumluluğu çocuğun yerine sizin üstlenmeniz anlamına gelebilir. Çocuğun kendi başına bir şey yapmayı denemesi, yardım etmekle yerine yapmak arasındaki o tanıdık dengeye benzer.

Karşılaştırma: kırmızı “Hemen doldurmak” sütunu (tablet vermek, arka arkaya etkinlik önermek, “Bu kadar oyuncağın var!” demek) ve yeşil “Alan açmak” sütunu (duyguyu kabul etmek, birkaç dakika beklemek, basit malzemeyi el altında tutmak).
Amaç sıkıntıyı yasaklamak değil, onunla kalmaya biraz alan açmak.

Bunun yerine ne söyleyebilirsiniz?

İlk cümle, çocuğun duygusunu küçümsemeden sorumluluğu ona nazikçe geri verebilir:

  • “Sıkılacak ne var, bu kadar oyuncağın var!” yerine: “Sıkılmak zor bir his, biliyorum.”
  • “Al, biraz telefona bak.” yerine: “Biraz bekle, aklına bir şey gelecek.”
  • “Dur, sana yeni bir etkinlik bulayım.” yerine: “Kutu orada; ne yapacağına sen karar ver.”

Bu cümleler soğuk bir “kendi başının çaresine bak” anlamına gelmez. Yakında olduğunuzu, onu duyduğunuzu ama her şeyi sizin çözmeniz gerekmediğini anlatır. Çocuğunuz kendine dair olumsuz cümleler kuruyorsa, “Ben aptalım” dediğinde ilk cümle üzerine yazımız da yardımcı olabilir.

Sıkıntıya alan açan üç küçük düzenleme

  1. Duyguyu kabul edin. “Evet, şu an sıkıcı bir an” demek, çocuğu hemen bir çözüme yönlendirmekten daha sakinleştirici olabilir.
  2. Birkaç dakika bekleyin. İlk huzursuzluk geçince birçok çocuk etrafı kurcalamaya ve bir şey denemeye başlar. Bu aşamada hemen öneri sunmamak, ona deneme alanı bırakır.
  3. Basit malzemeyi el altında tutun. AAP rehberi, basit ve pahalı olmayan nesnelerin çocuğun yaratıcılığını ve dünyayı anlamasını desteklediğini vurguluyor. Karton kutu, kâğıt-kalem, battaniye, minder ve bloklar çoğu zaman yeter.

Programda da küçük bir boşluk bırakmak işe yarar. Her saat dolu olduğunda çocuk boş zamanla ne yapacağını öğrenmeye pek fırsat bulamaz. Haftada birkaç saatin “planı olmayan zaman” olarak kalması, bu becerinin gelişmesine yer açar.

Bir “sıkıldım köşesi”: battaniye çadır, karton kutu taşıyan çocuk, bloklar ve kitap; yanında üç ipucu: malzemeyi gösterin, fikri ona bırakın; yakınında kalın, kendi işinize devam edin; planı olmayan zamana yer açın.
Battaniye, karton kutu ve bloklar; gerisini çocuğun hayal gücü tamamlar.

Ne zaman bir uzmanla konuşmak iyi gelir?

Ara sıra sıkılmak çocukluğun olağan bir parçasıdır. Ancak bazı belirtiler sıradan bir sıkıntıdan fazlası olabilir. Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Hizmetinin (NHS) ebeveynlere yönelik rehberine göre çocuğun eskiden sevdiği şeylere ilgisini kaybetmesi, geçmeyen bir mutsuzluk ya da düşük ruh hali, sürekli huysuzluk ve çoğu zaman yorgun hissetmesi dikkat edilmesi gereken belirtiler arasındadır.

Bu belirtiler bir süredir devam ediyorsa ya da çocuğunuzun genel iyi oluşu konusunda içiniz rahat değilse, bir çocuk doktoruyla veya bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanıyla konuşmak yol gösterici olabilir. Acil bir durumda acil yardım numarasını arayın. Çocuk ve ergenlerle çalışma çerçevesi hakkında bilgi için çocuk ve ergen danışmanlığı sayfasına göz atabilirsiniz.

Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişisel değerlendirme, tanı veya danışmanlığın yerini tutmaz.
KENDİ HİKÂYENİZE YER AÇIN

Birlikte konuşabiliriz.

İhtiyacınızı ve görüşme sürecini konuşmak için 30 dakikalık ücretsiz ön görüşmeyle başlayabilirsiniz.

Ücretsiz ön görüşme
Yazıyı paylaşınE-posta
OKUMAYA DEVAM EDİN

Biraz daha keşfedin.