← Yazılara dön

Ödev saati savaşa dönüyorsa: Yardım etmekle yerine yapmak arasında

Ödev saati savaşa dönüyorsa: Yardım etmekle yerine yapmak arasında konulu çizim

Saat sekiz. Mutfak masasında bir matematik defteri, silgi izleriyle incelmiş bir sayfa. Aynı soruyu üçüncü kez anlatıyorsunuz; çocuğunuz “Yapamıyorum!” deyip kalemi bırakıyor. Sesiniz farkında olmadan yükseliyor. Biraz sonra ikiniz de ağlamaklı, ödev hâlâ bitmemiş.

Bu sahne pek çok evde tanıdıktır ve yaşanıyor olması kötü bir ebeveyn olduğunuz anlamına gelmez. Bu yazı ödev saatini tamamen sorunsuz hâle getirmeyi vaat etmiyor. Ama o masadaki gerginliği azaltmak için neye dikkat edebileceğinize, hangi cümlelerin işe yarayabileceğine ve ne zaman destek istemenin iyi olacağına bakıyor.

Ödev saatinde aslında ne oluyor?

Ödevle ilgili gerginlik çoğu zaman çocuğun zorlandığı anlarda büyür. 8–12 yaş arası çocukları olan annelerle yapılan bir çalışmada, annelerin olumsuz duyguları ödeve yardımlarının arttığı günlerde daha yüksekti. Bunun nedeni büyük ölçüde, o günlerde çocuklarını “çaresiz” ya da “yapamıyor” olarak görmeleriydi. Aynı çalışmada annelerin ödev sırasındaki olumlu duyguları, çocukların motivasyonunu ve duygularını bu gerginliğe karşı korur görünüyordu.

Çin’de dördüncü sınıf çocukları ve anneleriyle dokuz ay süren daha yeni bir çalışma da benzer bir tablo çiziyor. Sakin, çocuğa seçim alanı bırakan ve öğrenmeye odaklanan bir yardım, zamanla çocuğun hem derslerinde hem duygusal açıdan daha iyi durumda olmasıyla ilişkiliydi. Kontrol eden, olumsuz duyguların öne çıktığı yardım ise özellikle çocuğun zorlandığı durumlarda daha zayıf okul sonuçlarıyla birlikte görülüyordu. Kısacası yardımın tonu önemli görünüyor; üstelik çocuk zorlandığında kontrole kaymak çok kolay.

Aynı yardım, iki farklı ton başlıklı tablo. Ses satırında iç çekmek ve sesi yükseltmek yerine sakin kalmak ve ara vermek; kontrol satırında kalemi elinden almak yerine seçim bırakmak; odak satırında yalnız doğru cevap yerine anlamaya harcanan çaba önerilir.
Yardımın tonu, ne kadar yardım ettiğiniz kadar önemli.

Yardım etmek mi, yerine yapmak mı?

Çocuk zorlandığında kalemi alıp soruyu çözmek hızlı bir rahatlama sağlar. Ama ödev, çocuğun kendi başına düşünmesi ve hata yaparak öğrenmesi için verilir. Bir çocuk sağlığı rehberi bu nedenle ebeveynin fikir verip yol göstermesini, işi ise çocuğun kendisinin yapmasını önerir. Çocuğunuzdan problemi sesli düşünerek anlatmasını istemeyi de deneyebilirsiniz; böylece nerede takıldığını birlikte görürsünüz.

İki sahne. Kırmızı çarpılı yerine yapmak sahnesinde baba masada oturmuş deftere yazıyor, çocuk yanında üzgün bir yüzle ayakta bekliyor. Yeşil onaylı yanında olmak sahnesinde çocuk masada elinde kalemle kendisi yazıyor, baba yanında diz çökmüş gülümsüyor.
Kalem çocuğun elinde kaldığında öğrenen de o olur.

Ebeveyn katılımı üzerine yapılan geniş bir araştırma derlemesi, yardımın türünün ve çocuğun yaşının önemli olduğunu gösteriyor. İlkokul çağındaki çocukların ebeveynlerine ödev desteği konusunda eğitim verilen çalışmalarda ödevlerin daha sık tamamlandığı ve ödev sorunlarının azaldığı görülmüş. Ödev için saat ve kural belirlemek, diğer yardım biçimlerine göre başarıyla daha güçlü ilişkili bulunmuş. Ebeveyn katılımı ilkokul ve lisede başarıyla olumlu, ortaokulda ise olumsuz yönde ilişkili çıkmış. Bu bulgular, uygun yardım türünün çocuk büyüdükçe değişebileceğini düşündürüyor.

Bir de kendi duygularınız var. Birinci ve ikinci sınıf öğrencileriyle yapılan bir çalışmada, matematik kaygısı yüksek olan ebeveynler matematik ödevine sık yardım ettiğinde, çocukların yıl içinde daha az ilerlediği ve yıl sonunda daha fazla matematik kaygısı taşıdığı görüldü. Bu ilişki, aynı ebeveynler ödeve daha seyrek yardım ettiğinde ortaya çıkmadı. Belli bir ders sizi de geriyorsa, bunu fark etmek ve o derste doğrudan anlatmak yerine düzeni kurmaya odaklanmak hem size hem çocuğa iyi gelebilir.

O anlarda ne söyleyebilirsiniz?

Yorgun bir akşamda ağzınızdan çıkan cümleler çoğu zaman otomatiktir. Önceden birkaç alternatif hazırlamak, gerginlik yükseldiğinde işinizi kolaylaştırabilir:

  • ✗ “Bunu daha kaç kere anlatacağım?”
    ✓ Bunun yerine: “Hangi kısım karışık geldi, gösterir misin?”
  • ✗ “Ver, ben yapayım.”
    ✓ Bunun yerine: “Sen yaz, ben yanındayım.”
  • ✗ “Bu kadar basit bir şeyi nasıl bilmezsin?”
    ✓ Bunun yerine: “Zorlandın. Beş dakika mola verelim mi?”

Sesinizin yükseldiği oluyorsa kendinize de mola tanıyabilirsiniz. “Ben de yoruldum, birkaç dakika ara verip döneceğim” demek, çocuğa duygusunu fark edip yönetmeyi de gösterebilir. Gerginlik yükseldikten sonra çocukla nasıl onarım yapılacağını kavgadan sonra onarım üzerine yazımızda ayrıca ele aldık.

Ödev saatini kolaylaştıran üç adım

  1. Saati ve yeri sabitleyin. Her gün benzer bir saat ve aydınlık, malzemelerin elinin altında olduğu bir yer, ödevi her akşam yeniden pazarlık konusu olmaktan çıkarabilir. Bazı çocuklar okul dönüşü bir atıştırmalık ve oyun arasının ardından, bazıları akşam yemeğinden sonra daha iyi odaklanır. Tek doğru ortam yoktur; çocuğunuza uyanı birlikte deneyerek bulabilirsiniz.
  2. Parçalara bölün, mola verin. Büyük bir ödevi küçük parçalara ayırmak daha az bunaltıcıdır. Uzun çalışmalarda mümkünse her saat yaklaşık 15 dakikalık bir mola önerilir; dersler arasında kısa aralar da işe yarayabilir. Ödevin yoğun olduğu akşamlar için birlikte küçük bir çalışma planı yapmak da yardımcı olur. Başlamakta zorlanılan işlerde küçük bir başlangıcın etkisini beş dakikalık başlangıç yazımızda yetişkinler için anlatmıştık; benzer bir mantık çocuklar için de denenebilir.
  3. Siz sorun, o yazsın. “Ne soruyor sence?”, “Sesli düşünür müsün?” gibi sorularla yol gösterin; kalem onun elinde kalsın. Ödev bittiğinde, eksik olup olmadığına önce çocuğun kendisinin bakmasını isteyebilirsiniz. Sonuçtan çok harcadığı çabayı fark edip söylemek de motivasyonunu destekleyebilir.
Bir ödev akşamının akışı: başlamadan önce aynı saat, aynı masa ve hazır malzemeler; çalışırken büyük ödevi parçalara bölmek ve kısa molalar; bitince kontrolü önce çocuğun yapması ve sonucu değil çabayı görmek.
Başlamadan, çalışırken ve bitince.

Çocuk ödevini yaparken siz de yakınında kitap okuyabilir ya da faturalar gibi kendi “ödevlerinizle” ilgilenebilirsiniz. Çocuklar çoğu zaman söylenenden çok gördüklerini örnek alır.

Ne zaman öğretmenle ya da bir uzmanla konuşmalı?

Her ailede zaman zaman zor ödev akşamları olur. Ancak şu durumlarda tek başınıza çözmeye çalışmak yerine destek istemek iyi gelebilir:

  • Ödev neredeyse her akşam gözyaşı, kavga ya da uzun süren kaçınmayla bitiyorsa,
  • Çocuğunuz yardımla bile aynı yerlerde tekrar tekrar takılıyorsa,
  • Ödev gerginliği evin genel havasına ve ilişkinize taşmaya başladıysa.

İlk adım genellikle öğretmenle konuşmaktır: ödevin süresi ve düzeyi, sınıftaki durumu ve sizin nasıl katılmanızın beklendiği hakkında bilgi alabilirsiniz. Ödev sorunları sürüyorsa bazen arkasında görme, dikkat ya da öğrenme ile ilgili bir güçlük olabilir; bu durumda bir değerlendirme yol gösterici olur. Ödev etrafında aile içinde biriken gerginlik için çocuk ve ergen danışmanlığı ya da aile danışmanlığı hakkında bilgi alabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Çocuğumun ödevine hiç yardım etmemeli miyim?

Yardım etmekten vazgeçmeniz gerekmiyor. Araştırmalar yardımın kendisinden çok türünün ve tonunun önemli olduğunu gösteriyor. Düzeni kurmak, yol gösteren sorular sormak ve sakin kalmak yardımın parçasıdır; işi çocuğun yerine yapmak ise genellikle öğrenmeyi desteklemez.

Ödevde hata yapmasına izin vermeli miyim?

Çocuklar kendi düşünerek ve kendi hatalarını yaparak öğrenir. Hatalı bir ödevin öğretmene gitmesi, öğretmenin çocuğun nerede zorlandığını görmesine de yardımcı olabilir. Hatayı düzeltmek yerine “Burayı bir daha kontrol eder misin?” diye sormayı deneyebilirsiniz.

Matematikte ben de zorlanıyorum. Ne yapabilirim?

Kendi kaygınızı fark etmek önemli bir adım. Bu derste konuyu anlatmak yerine saati ve düzeni kurmaya odaklanabilir, takıldığı yerleri öğretmenine iletebilirsiniz.

Son söz

Ödev saati her akşam kusursuz geçmeyebilir. Ama sabit bir düzen, kalemi çocukta bırakan sorular ve gerginlik yükseldiğinde verilen kısa bir mola, o masada yaşananları değiştirebilir. Zor bir akşamdan sonra çocuğunuzla barışmak ve ertesi gün yeniden denemek de bu sürecin parçası.

Yararlanılan kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişisel değerlendirme, tanı veya danışmanlığın yerini tutmaz.
KENDİ HİKÂYENİZE YER AÇIN

Birlikte konuşabiliriz.

İhtiyacınızı ve görüşme sürecini konuşmak için 30 dakikalık ücretsiz ön görüşmeyle başlayabilirsiniz.

Ücretsiz ön görüşme
Yazıyı paylaşınE-posta
OKUMAYA DEVAM EDİN

Biraz daha keşfedin.